Welcome, visitor! [ Oturum aç

Erken Teshis Hayat Kurtarıyor.

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Erken Teshis Hayat Kurtarıyor.

KADINLAR 21 YAŞINDA BU TESTİ YAPTIRMALI: PAP SMEAR

Dünyada her sene takribî 500 bin kadın Human Pappiloma Virüsünun mesul yakalandığı rahim ağzı kanserini tutuluyor ve bu kadınların yarısı hayatını kaybediyor. Oysa senede bir defa yaptırılması önerilen pap smear testi ile rahim ağzı kanserlerinin yüzde 90 ı erken yarıyıllarında, hatta henüz hücre metamorfozlarının olduğu süreçte yakalanabiliyor, bu sayede de rehabilitasyon imkânı doğuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Görgen, servikal smear testinin erken teşhis için günümüzde en yaygın olarak kullanılan tarama usulü olduğuna dikkat toplayarak, “Rahim ağzı kanserinden korunmak için servikal smear testine cinsel ilişkiye başladıktan 3 sene sonra veya 21 yaşında başlanması ve testin senede bir defa tekerrür edilmesi gerekiyor” diyor.

İLERİ SAFHAYA DEK BELİRTİ VERMEYEBİLİYOR!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Görgen, rahim ağzı kanserinin erken yarıyıllarında pek fazla şikayet oluşturmadığını belirterek, “Bu sebeple çoğu kadın hastalık iyice ilerleyip başka uzuvların çalışmasını yasaklamaya başlayıncaya kadar hastalığından habersiz oluyor” ihtarında bulunuyor. Genellikle ilk şikayetler ilişki sonrasında oluşan pislenme stilindeki kanamalar oluyor. Hastalık ilerledikçe en sık görülen yakınmanın ise kumpassız, aralıklı olarak devam eden vajinal kanama olduğunu belirten Doç. Dr. Hüsnü Görgen, “Kanama zaman zaman fazla olsa da genellikle az ölçüde pislenme biçiminde ortaya çıkıyor. Cinsel birleşme sonrasında daha bariz hale gelebiliyor” diyor. Hastalık ilerlediğinde ise bacakta ağrı ve şişme, idrarda kan görülmesi, pis kokulu aralıksız bir vajinal akıntı gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyleyen Doç. Dr. Hüsnü Görgen, bu şikayetlerin genellikle kanser hücrelerinin geniş bir alana dağılmış olduğuna işaret ettiğini vurguluyor.

BİRKAÇ DAKİKALIK OPERASYON HAYAT KURTARIYOR!

Genital bölgeyi yakalayan 40 kadar Human Paplilloma Virüsü kansere yol açmadaki rollerine göre yüksek tehlike ve düşük tehlikeli olarak adlandırılıyor. Tip 16 ve 18 en sık tespit etilen yüksek tehlikeli HPV leri oluşturuyor. Yüksek tehlikeli HPV ile oluşan hücresel farklılıklar 8-10 sene içerisinde kansere dönüşebiliyor. Bu sebeple senede bir defa yapılan pap smear testi ile hücresel başkalaşımlar kansere dönüşmeden evvel tespit ediliyor. Böylece hastalığın hastaya rastgele bir hasar vermeden minik müdahaleler ile rehabilitasyon edilebildiğine dikkat toplayan Doç. Dr. Hüsnü Görgen, “Bu test ile henüz başlangıç safhasındaki kanser tanınıyor ve başarıyla rehabilitasyon ediliyor. Hasta 30 yaş ve üzerindeyse servikal smear ile birlikte HPV-Deoksirübo Nükleik Asit testi yaptırılması öneri ediliyor. Zira HPV Deoksirübo Nükleik Asit testi ile rahim ağzından alınan misalde yüksek tehlikeli HPV olup olmadığı tespit etilerek hastanın takip ve rehabilitasyonu buna göre tertip ediliyor. Her iki testin olumsuz çıktığı gidişatlarda 3 sene ara ile taramanın tekerrürü öneriliyor. Hasta 30 yaşın altında ise HPV enfeksiyonunun sık görülmesi ve bu enfeksiyonların çoğunun kendiliğinden kaybolması sebebiyle HPV Deoksirübo Nükleik Asit testine gerek dinlenmiyor.”

HPV NASIL BULAŞIYOR?

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Görgen, HPV nin berişme yollarını şöyle sıralıyor:

• HPV başlıca cinsel temasla berişen bir virüs. Kadında HPV enfeksiyonunun görülmesinde partner rakamı, cinsel ilişkiye başlama yaşı ve partnerinin cinsel hayatı tesirli oluyor. Erkeğin cinsel yaşantısı, özellikle hayat kadınları ile olan ilişkileri tehlikeyi attırıyor.

• Cinsel ilişkiye girmemiş kadınlarda HPV tesadüfülmesi, virüsün cinsel yol dışında da bulaşabildiğini gösteriyor. Misalin bu virüsün taşınmasında eller beriştirici rol oynayabiliyor.

HPV AŞISI UZUN SÜRELİ KORUMA SAĞLIYOR

Rahim ağzı kanserinden korunmada HPV aşısı da ehemmiyetli bir rol oynuyor. HPV aşısının başlıca emeli rahim ağzından, ikinci emeli ise genital siğillerden gözetmek. Aşılar, rahim ağzı kanserli hadiselerin yüzde 71 inden mesul olan HPV -16 ve HPV – 18 olmak üzere 2 tip yüksek tehlikeli HPV tipine karşı uzun süreli koruma sağlayabiliyor. Aşının 9-26 yaş arasında 3 defa yapılması öneriliyor. Ancak aşı yapılsa da tüm kadınların rutin smear testini yaptırmaya devam etmeleri gerekiyor. Genital siğillerden korunmak için HPV aşısı 9-26 yaş arası erkeklere de yapılması öneriliyor.

ERKEN YARIYILDA BASİT BİR HAREKÂT YETERLİ GELİYOR!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hüsnü Görgen, rahim ağzı kanserinin hastalığın aşamasına bağlı olarak değiştiğini belirterek şunları söylüyor.

• Kanser dokusu rahim ağzında milimetrik miktarlar içinde hudutlu ise ve kadın çocuk sahibi olmak istiyorsa meseleli bölgeyi serviks konizasyon denilen bir harekâtla koni biçiminde çıkartmak yeterli oluyor.

• Kanser yayılımı etraf dokularını da içine almışsa, bu dokuları da içerecek biçimde geniş bir cerrahi operasyon uygulanıyor. Bu operasyonda rahim ve alt karın bölgesindeki lenf bezleri çıkartılıyor.

• Rahim ağzı kanseri, zamanla ilerleyerek komşu doku ve uzuvlara dağılmışsa, bu vaziyette etraf dokuları da içersine alacak biçimde geniş bir cerrahi operasyon uygulanıyor. Bu operasyonda rahim ve lenf bezleri çıkartılıyor. Ancak çok dağılmış ve cerrahi olarak tamamını çıkarılması olası olmayan hastalarda ışınım ışın rehabilitasyonu uygulanıyor.

• Işınım ışın rehabilitasyonu ilerlemiş rahim ağzı kanserinde oldukça tesirli bir operasyon. Işın rehabilitasyonu cerrahi operasyon uygulanmış hastalarda destekçi rehabilitasyon veya cerrahi uygulanamayacak kadar dağılmış hastalarda temel rehabilitasyon olarak kullanılıyor.

174 toplam, 0 bugün

Türkiye Cinsel Yaşam Ve Meseleleri Araştırması

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Cinsel Eğitim Rehabilitasyon ve Araştırma Derneği’nin CETAD, AB’nin finanse ettiği ve Sağlık Bakanlığı Türkiye Faize Sıhhati Programı kapsamında desteklenen “Cinsel Sağlık ve Faize Sıhhati Alanında Milli ve Yerel Medya Yoluyla Korunuculuk” projesi çerçevesinde yapılan “Cinsel Yaşam ve Meseleleri” dosyası tertip edilen buluşmada açıklandı.

CEDAT İdare Heyeti Azası ve Proje Direktörü Doç. Dr. Cem İncesu, buluşmada yaptığı konuşmada, her üç bireyden birinin yaşamının rastgele bir yarıyılında en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını söyledi.

Türkiye’de 20 şehirde 16 yaş üzerindeki 1537 birey üzerinde yaptıkları araştırmada, “Cinsellikle alakalı ilk bilgileri kimden edindiniz” sualine, “Büyük miktarda etraf ve dostlardan ediniyoruz” cevabı verildiğini ifade eden İncesu, “Türkiye’de cinsellik mevzularının hali hazırda kulaktan dolma bilgilerle bilindiğini” belirtti.

İncesu, yarıyıl yarıyıl cinsel mevzularda “Cinsel sağlık,faize sıhhati da dahil olmak üzere bilgilendirme gereksinimi dinlediğinizde kimden bilgi alırsınız” sualine de, “Uzman ve hekime müracaat etirim” cevabı verenlerin Türkiye genelinde yüzde 34,6 iken, bu oranın Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 45,8, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise yüzde 20,7 olduğunu kaydoldu.

Mekteplerde cinsel eğitim verilmesi mevzusundaki suale, “Mekteplerde cinsel eğitim netlikle verilmeli” karşılığını verenlerin oranının yüzde 60, “Mekteplerde cinsel eğitim kız erkek karma olarak mı verilmeli, yoksa ayrı ayrı mı verilmeli” sualine ise kobayların yüzde 69’unun “Ayrı ayrı eğitim almalıdır” cevabı verdiğini ifade eden İncesu, Türkiye’de etkin cinsel yaşamları olan kesimlerin yüzde 32’sinin, başka bir deyişle her 3 bireyden birinin cinsel sağlık, faize sıhhati alanında en az bir meseleyle karşılaştığını söyledi.

İncesu, doğum hakimiyet usullerinde en sık kullanılan usulün sırasıyla kondom, dışarı boşalma ve doğum hakimiyet hapı olduğunu ifade etti.

“BEKARET KADININ İFFETİNİN SEMBOLÜDÜR”

İncesu araştırmada, “Bekaret kadının iffetinin sembolüdür ifadesine ne derece katıldığınızı söyler misiniz” sualine, “Netlikle katılıyorum” diyenlerin oranının İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 76,2, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 73,9, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise yüzde 67,1 olarak ortaya çıktığını kaydoldu.

“Sizce Türk halkı cinsellik mevzusunda yeterli bilgi seviyesine sahip midir” sualine ise araştırmaya katılanların yüzde 54,1’inin “Hayır hiç” cevabını verdiğini kaydoldu.

Cinsel meselelerin sanılandan daha sık görüldüğünü, ulusun cinsellikle alakalı bilgilerinin beceriksiz ve yanlışlarla dolu olduğunu belirten İncesu, cinsel meselelerin çözümü için müracaat etenlerin de düşük olduğunu söyledi.

Cinsel meselelerin rehabilitasyonlarının sıklıkla yanlış veya uygun olmayan rehabilitasyon usulleriyle çözülmeye çalışıldığını vurgulayan İncesu, cinsel meselelerin uygun rehabilitasyon edildiği tekdirde kısa zamanda ve zaferle sonuçlandığına dikkati çekti.

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Bevliye Ana Bilim Dalı Başkanı da erkeklerde, özellikle orta yaşta sertleşme kayıplarının en büyük mesele olduğuna işaret etti.

174 toplam, 0 bugün

Çift Cinsiyetlilik Psödohermafroditizm

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Çift Cinsiyetlilik Psödohermafroditizm

Çift cinsiyetlilik, esasta cinsiyetin net olarak anlaşılamaması, başka bir deyişle kız görünümünde erkek ya da erkek görünümünde kız olma vaziyetine verilen ad.

Bu bireyler ya kadın XX ya da erkek XY kromozom yapısına sahipler ve cinsiyetleri doğduklarında bütün olarak anlaşılamıyor; başka bir deyişle şüpheli dış genital yapıya sahip oluyorlar. Cinsiyetlerine, ancak yapılan kromozom tahlili neticesinde karar verilebiliyor. Şayet bu vaziyet farkedilmezse, faize uzuvları bir kız çocuğunkine benziyor diye, bir oğlu kız olarak yetiştirilebiliyor. İleride adet görmediği zaman yapılan araştırmalar neticesinde bu şahsın gerçeğinde erkek olduğu anlaşılıyor.

Dış faize uzuvları kadınlarınkinin, iç faize uzuvlarıysa erkeklerinkinin yapısında olan ve XY kromozomu taşıyan bu bireyler tıpta “erkek psödohermafrodit” olarak anılıyorlar. Anne karnındaki bebeğin oğla dönüşmesi, bebeğin testislerinde, kolesterolden testosteron üretilmesine bağlı. Şayet kromozom anormalliğine bağlı olarak testisler büyümediyse, testosteron salgılanamıyor ve erkek faize uzuvları büyüyemiyor. Çift cinsiyetin öbür bir sebebi de, hedef hücrelerin testosterona mukavemetli olması. Hücre mukavemeti sebebiyle testosteron tesirini gösteremiyor ve 18 yaşındaden erkek faize uzuvları büyümüyor.

Erkek psödohermafroditizminin en sık görülen sebebiyse, erkek ceninde faize uzuvları nın oluştuğu ilk aylarda testosteron hormonunun, muhtelif enzim eksikliklerine bağlı olarak yeterince salgılanmaması. Kolesterolden testosteron üretilmesi sürecinde bir hayli enzim vazife alıyor. Bu yapım basamaklarında progesteron, androsteron ve neticede testosteron oluşuyor. Şayet bu basamaklarda vazife alan enzimlerin bir ya da birkaçında mesele varsa, testosteron üretilemiyor. Buna bağlı olarak erkek ceninde dış faize uzuvları büyüyemiyor. Testisleri barındıracak olan, “skrotum” ismi verilen keseler oluşmuyor ve testisler karın içinde kalıyor. Bu keselerin yerine, kız çocuklardaki “labium” eşi katlantılar bulunuyor. Testosteron yetmezliğine bağlı olarak penis de büyümüyor ve klitoris eşi minik bir yaradılış olarak kalıyor. Bu sebeple bebek, dış görünüm bakımından kız çocuğuna benziyor.

Bu hastalığın anne karnında teşhis edilmesi oldukça efor. 18 yaşında doğan bebekte şüpheli faize uzuvları teşhise takviyeci. Bebeğin metabolizmasını etkileyen bir enzim bozukluğu yok ve sadece faize uzuvlarında mesele varsa bunun rehabilitasyonu, 1-2 yaş arasında yapılan bir dizi operasyon. Bu operasyonlarla testisler karın içinden indirilerek, keselerde olması gereken yere tespit ediliyorlar. Penis boyu uzatılıyor, çarpıklık gideriliyor ve penisin altına açılan idrar deliği uca alınıyor. Bu çocuklara ileri yarıyıllarda hormon rehabilitasyonu vermek gerekiyor. Galibiyetli operasyon ve rehabilitasyonlar neticesinde bu erkekler sıradan cinsel işlevlerine kavuşabiliyor.

152 toplam, 0 bugün

Fazla Hijyene Dikkat !

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Fazla Hijyene Dikkat !

FAZLA HİJYEN İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNA NEDEN OLABİLİYOR

Fazla hijyen, idrar yolu enfeksiyonlarını önlemiyor. Tersine daha sık görülmesine yol açıyor. Özellikle genital uzuvların arınılmasında antiseptiklerin kullanılması önerilmiyor.

Kamuoyunda öğrenilenin aksine fazla hijyen idrar yolu enfeksiyonlarını önlemiyor. Tersine şuursuzca kullanılan hij18 yaşındak maddeler ve antiseptikler genital uzuvlarda mikrop florasını bozarak hasarlı mikropların çoğalışına, dolayısıyla enfeksiyon tehlikesine yol açabiliyor. Bevliye Uzmanı Prof. Dr. Yalçın İlker mevzuyla alakalı olarak antiseptiklerin, vajinada mevcut olan mikrop florasını bozarak hasarlı mikropların çoğalışına, dolayısıyla enfeksiyon tehlikesine yol açabileceğinin altını çiziyor ve ilave ediyor “Tuvaletten sonra paklik alışkanlığı da, idrar yolları enfeksiyonlarının önlenmesinde ehemmiyetli rol üstleniyor. Pakliğin önden arkaya doğru olması gerekiyor. Aksi halde anal yoldaki mikroplar idrar yoluna taşınabiliyor.”

İdrar yolları enfeksiyonları, yetişkinlerde en sık antibiyotik kullanılan rahatsızlıkların başında geliyor. Genellikle sağlıklı şahıslarda ortaya çıkan bu rahatsızlık ayakta rehabilitasyon ediliyor. Ancak, rehabilitasyon ilgisizlik edildiğinde hastalık ağır tablolara neden olabiliyor.

Prof. Dr. Yalçın İlker, “Bu enfeksiyonların rehabilitasyon edilmemesi böbrek irinine, böbrek kaybına ve hatta vefata kadar gidebiliyor. Tüm idrar yolu enfeksiyonlarının %75 ine kutu basili bakterisi neden oluyor. Bayanlarda erkeklere oranla 25 kat daha fazla görülmesinin sebebi ise, idrar kesesinden sonraki idrar yolunun bayanlarda çok daha kısa olması. Erkeklerde de prostat bezi enfeksiyonları ehemmiyetli sağlık meselelerine yol açıyor ve rehabilitasyon süreci daha zorlu geçiyor. Zira prostat bezine yerleşen bakterilerin tamamen ortadan kaldırılması muhtemel olmuyor.” diyor ve ilave ediyor “Bakteriler, idrar olunca temel olarak idrar yaptığımız delikten içeri giriyorlar. Beden mukavemeti genellikle, bu esnada idrar yollarına ilerlemeye çalışan bakterileri öldürüyor. Ama öldürülmediğinde ya da çok rakamda bakteri girdiğinde enfeksiyona neden oluyor. Bayanlarda görülmesinin en büyük sebebi ise cinsel ilişki sırasında giren bakteriler. Bundan korunmak için de, cinsel ilişkiden sonra idrara çıkmak gerekiyor. Zira ilişkiden sonra idrar kesesini boşaltmak gözetici tesir yapıyor.”

İdrar Yollarında En Çok Görülen Enfeksiyonlar ve Bulguları

En sık görülen idrar yolu enfeksiyonu, idrar kesesi kaynaklı oluyor. “Sistit” olarak adlandırılan bu enfeksiyonun ilk bulgusu da, çok sık idrara çıkmak oluyor. Sıklığı 1.5 saatte bir den, 15 dakikada bire kadar değişiyor. Bu gidişata, idrar yaparken sezilen yanma da eşlik ediyor. İdrarda kanama ve hafif ateş de seyrek görülen bulgular arasında yer alıyor.

Tanı ve Rehabilitasyon Yöntemleri

Prof. Dr. Yalçın İlker idrar yolu enfeksiyonlarında tanı koyma ve rehabilitasyon usullerinin ehemmiyetine dikkat sürüklüyor. İlker, “Şahsı doktora getiren bu şikayetlerin ardından, fizik tetkik yapılıyor. İdrar kesesinin olduğu bölgede duyarlılık tespit etiliyor. İdrar incelemeyi ve idrar kültürü yaptırılıyor. Bu analizlerde enfeksiyon belirtileri ortaya çıkarsa, enfeksiyonun cinsine göre antibiyotik tanımlanarak rehabilitasyona başlanıyor. Genellikle 3-5 gün süren rehabilitasyon süreci, enfeksiyonun ortadan kaldırılması için yeterli oluyor.” diyor.

Prof. Dr. Yalçın İlker, Sistit in hamilelikte çok tesadüfülen bir gidişat olduğunu, ancak gebelikte her antibiyotik kullanılmadığı için bayanların kesinlikle doktora müracaat etip, uygun ilacı alması gerektiğini belirtiyor. İlker, “Cinsel etkinliğin aniden çoğaldığı vaziyetlerde de Sistit sık görülüyor. Bu sebeple, özellikle balayına çıkan çiftlerde ortaya çıkan idrar yolu enfeksiyonları “balayı sistiti” olarak adlandırılıyor.” diyor.

İdrar Yolu Enfeksiyonlarında Mikrobiyolojik Misal Almanın Önemi

Bayanlarda daha sık görülmekle birlikte, erkek hastalarda da azımsanmayacak derece yaygın olan idrar yolu enfeksiyonları, doğru antibiyotikle rehabilitasyon edilmeyen hastalarda ağır tablolara neden olabiliyor. Bu mevzuya dikkat sürükleyen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, bu denli sık görülen ve ciddi neticeler yaratabilen enfeksiyonların rehabilitasyonunda kullanılacak olan antibiyotiklerin mikrobiyolojik bilgiler ışığında seçilmesinin zorunluluğunu vurguluyor. Dr. Hakko mevzuyla alakalı olarak şu bilgileri veriyor: “İdrar yolu enfeksiyonlarına genel olarak barsakta bulunan bakteriler neden oluyor. İdrar yolu enfeksiyonuna en sık yol açan, cemiyette kutu basili olarak öğrenilen “Escherichia coli” oluyor. Bu ve bunun eşi değişik bakteriler antibiyotiklerle karşılaştıkça direnç geliştiriyor ve antibiyotikleri tesirsiz hale getiriyor. Bu sebeple rehabilitasyona başlamadan evvel tek bir doz bile antibiyotik almadan hastadan mikrobiyolojik kültür alınarak, hangi antibiyotiklere karşı duyarlı olduğunun tespit etilmesi gerekiyor. Bu sayede doğru antibiyotikle tesirli rehabilitasyon yapılması ve bakterinin direnç geliştirmesi önleniyor.”

Uzun yarıyıllı rehabilitasyon gerektiren prostat enfeksiyonları; ağır izleyen, damardan antibiyotik rehabilitasyonu gerektiren böbrek enfeksiyonları ve sık yineleyen enfeksiyonlarda Antibiyogram yapılmasının koşul olduğunu söyleyen Dr. Hakko, kültürde üremeyen mikoplazma, klamidya ve üreoplazma gibi bazı bakterilerin tanısında kullanılan başka usuller de olduğunu belirtiyor. İdrar ve kan misallerinde çalışılabilen bu testler, doğrudan bakterinin tespit etilmesi ve maksada müteveccih rehabilitasyonla aktif rehabilitasyonun uygulanmasına destekçi oluyor. Dr. Hakko, idrar kültüründe faize olmaması, verilen antibiyotiğe cevap vermeme ve yineleyen enfeksiyonlarda da bu testlerin yapılmasının bereketli olacağını vurguluyor.

161 toplam, 0 bugün

30 Yaş Sonrası Buruşukluklara Dikkat!

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

30 Yaş Sonrası Buruşukluklara Dikkat!

Seneler geçtikçe yaşımızın sabretmesiyle beraber cildimiz de daha önceki gerginliğini kaybediyor ve yasaklanamayan ‘’buruşukluk’’ aslını suratımıza vuruyor. Geçen yılları başa sarma imkânımız yok ama zamana 18 yaşındak düşen cildimizi Lolita yakalamak elimizde… Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, 30 yaşından sonra yapılacak bazı estetik harekâtların ihtiyarlamayı büyük miktarda geciktireceğini belirtiyor.

Prof. Erol Kışlaoğlu ihtiyarlamayı geciktiren gözetici estetik uygulamaların deformasyon oluştuktan sonra yapılan müdahalelere göre çok daha avantajlı olduğunu söyledi ve deformasyon oluşmadan evvel alınan temkinlerin, deformasyon sonrası estetikten daha doğru olduğunu ifade etti.

Botoks Mimikleri Terbiye Eder

Bir gözetici doktorluk hizmeti olan aşının estetik cerrahide de benzerleri olduğunu vurgulayan Kışlaoğlu; “Bunlardan bkocaman Botokstur. Özellikle makûs kullanılan mimikler deformasyon sebeplerinden bkocaman. Botoks mimikleri terbiye eder, yüzdeki çizgilerin yaradılışını maniler. Çok mimik kullanan bireyler gözetici estetik tedbiri olarak Botoks yaptırılabilir’’ biçiminde konuştu.

30 yaşından sonra hücreler arasında bulunan jelin eksilmeye başladığını ve 40`lı yaşlarda tesirini iyice kaybettiğini vurgulayan Kışlaoğlu ‘’Suratımızın ihtiyarlamasının sebeplerinden bkocaman hücreler arası maddenin ve yağ dokusunun erimesi ve yer değiştirmesidir. Bu sebeple 30 yaşından sonra jelin eksildiği yerlere dolgu desteği yapılırsa bu çökme büyük miktarda yasaklanır” dedi.

Cilt Kirlerine Erken Müdahale Önemli

Prof. Kışlaoğlu, 30 yaşından sonra ciltte damarlanma ve kirler oluştuğuna ve bu kirlerin zamanla koyulaştığına dikkat toplayarak, lazer ile cilt Lolitaleştirme uygulamasının yaptırılmasının verimli olacağını söyledi. Kışlaoğlu, sızısız, ciltte tahriş ve kızarıklık bırakmayan, rehabilitasyon sonrası derlenme süreci gerektirmeyen ve öğle tatilinde bile uygulanabilen bir yöntem olan lazer ile ciltteki hücrelerin daha düzgün, sıkı ve Lolita görünen bir yüzey oluşturduğunu belirtti. Kışlaoğlu laflarına ‘’Göz kenarındaki kaz ayakları, alındaki çizgiler, yüzdeki buruşukluklar ve hafif sarkmalar Nd – Yag lazer ile rehabilitasyon edilirken cildin yapısına ve buruşuklukların derinliğine göre 2 hafta arayla 7 seans uygulama yapılmalıdır’’ biçiminde devam etti.

Yanakları Unutmayın!

Son zamanlarda çok popüler bir uygulama olan askılar da özellikle yanağı sarkmaya eğilimli olan şahıslarda destek emelli gözetici estetik rehabilitasyonu olarak uygulanıyor. Prof. Dr. Kışlaoğlu, bu yöntemi kısaca şöyle anlattı: “Endoskopik orta surat rehabilitasyonunda ince kanüllerle saçlı tenden kısa kesiler girilip alın, kaşlar ve orta surat bölgesi tamamen serbestleştirilerek dokular istenilen pozisyona alınır. Bu yöntemin en büyük avantajı alta doğru olan ihtiyarlama sürecinde suratın yukarıya asılarak kesin çözüme yanaşılmasıdır’’

 

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

157 toplam, 0 bugün

Uyku Bozuklukları Ve Cinsellik

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Uyku Bozuklukları Ve Cinsellik

Son aylarda cinsel gönülsüzlük, sertleşme bozukluğu ve orgazm olamama meseleleri yaşıyorsanız, çabuk öfkeleniyorsanız, sabah bitkin uyanıyor, stres, unutkanlık ve konsantrasyon bozukluğundan sıkça yakınıyorsanız altında uyuyan neden bir uyku bozukluğu olabilir. Cinsel işlev bozukluklarından bunalıma, trafik kazasından iş kazasına, hipertansiyondan çarpıntıya kadar birçok şikâyetin esasını oluşturan uyku bozuklukları hakkında; basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratan Cinsel Tıp Enstitüsü “Uyku Bozuklukları ve Cinsellik Anketi” ismiyle bir anket çalışması yaptı.

Uyku Bozuklukları Yaygınlaşıyor

Cinsel gönülsüzlükten ereksiyon problemlerine, trafik kazalarından iş yaşamında başarısızlığa kadar yaşamın pek çok alanını negatif etkileyen ve dissomniya ismi verilen uyku bozukluklarının her geçen gün yaygınlaştığını ve muhtelif tiplerinin olduğunu söyleyen Cinsel Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Birincil uykusuzluk insomnia, birincil hipersomnia fazla geçime, narkolepsi gündüz fazla uykulu olma, horlama, uyku-apne belirtiyi uykuda 10 saniye ve üstünde solunum durması, sirkadiyen ritm uyku bozukluğu istenilen ve hakikatte yatılan uyku yarıyılları arasındaki geçimsizlik, gecikmeli ve değişen vardiya tipi uykusuzluk, nokturnal myoklonusta bacakların hareketli olduğu sık uyanmalı ve dinlendirmeyen uyku, sıkıntılı bacak belirtiyi bacak hareketlerinin yatmaya mani olması ve kleine-levin belirtiyi Lolita erkek hastalarda birkaç hafta müddetle fazla geçime, yalnızca aralarda oburca yemek için uyanma, fazla cinsel aktiflik ve saldırganlık vaziyeti uyku bozukluklarının tipleridir.

Sağlıklı Uyku Nedir?

Sağlıklı uykunun tanımının saat üzerinden yapılmasının yanlış olduğunu söyleyen Cinsel Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Zira bazı şahıslar için 5-6 saatlik uyku yeterli olurken, bazı şahıslar ise banalde 10-12 saat uyku yatarlar. Sağlıklı uyku etkin ve dinlendirici olan bir uykudur. Etkin yatan birey uyandığında kendini cinsel olarak hevesli, zinde, formda ve 18 yaşında bir günü yaşamaya hazır sezer. Bu açıdan bakıldığında her gece vasati 8 saatlik 6 ila 9 saat arasında bir uyku klasik hudutlarda kabul edilmektedir” dedi.

Uyku Bozuklukları Cinsel Meselelere Yol Açıyor

Uyku bozukluklarının cinsel meselelere neden olduğunu söyleyen Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Uykusuzluk, horlama ve uyku apne belirtiyi ismi verdiğimiz uykuda soluk almanın kısa aralıklarla durması gidişatlarında; başta cinsel gönülsüzlük, sertleşme bozukluğu, orgazm olamama olmak üzere cinsel işlev bozukluklarına sık tesadüfülmekte ve cinsel ilişkide başarıyı negatif etkilemektedir. Ancak yumurta tavuk hikâyesinde olduğu gibi, cinsel meselelerin de kafaya takılması şahısta uykusuzluğa yol açabilir. Zira cinsel meselelerle birlikte var olan uykusuzluk, bu meselelerin çözümüne müteveccih bir refleks mekanizmasıdır. Birey kafasına takmadığını düşünse bile cinsel meseleler, gün içinde farkında olunmadan zihni meşgul eder ve bu uğraşı uykudan hemen evvelki zamanda daha da büyür, meseleler su suratına çıkar ve uykuyu negatif tesirler” dedi.

Cinsel Eforun En Büyük Düşmanlarından Bkocaman Kumpassız Uyku

Uykusuzluk, horlama ve uyku apne belirtiyi olanlarda kandaki oksijen seviyesinin düştüğünü iddia eden Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Kandaki oksijen seviyesinin düşmesi gün içinde halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve bitkinlik yaptığı gibi, cinsel işlevlerin de yeterince yerine getirilememesine neden olmaktadır. Enstitü olarak yaptığımız araştırmalar ve anket çalışmaları; uykusuzluk, horlama ve uyku apne belirtiyi olanlarda dolaşımdaki testosteron ölçüsünün eksilmesiyle ve stres hormonlarından kortizol salınımının çoğalmasıyla ilişkili olarak cinsel meselelerin alana gelebileceğini ortaya koymuştur. Bilindiği gibi testosteron hem erkeklerde ve hem de bayanlarda cinsel istekten mesul olan bir hormondur ve kandaki seviyeyi başka uykusuzluk, stres, anksiyete, bunalım, konutluluk meseleleri, iç çatışmalar gibi duygu vaziyetteki farklılıklardan etkilenir. Başka Bir Deyişle cinsel eforun en büyük düşmanlarından bkocaman kumpassız uykudur” dedi.

Erkekler Daha Çok Etkileniyor

Uykusuzluk, horlama ve uyku apne belirtisinin erkekleri bayanlara göre cinsel fonsiyonlar açısından daha fazla etkilediğini ifade eden Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Sertleşme problemi genellikle cinsel ilişkiyi imkânsız ve doyumsuz kıldığı ve erkeklerin cinsel ilişkiye faal olarak katılımları bilave edildiği için, erkekler bayanlara göre daha fazla doktora başvurma ve destek arayışına girme meylindedirler. Ayrıca erkeklerin bayanlara göre daha fazla vardiyalı çalışmaları da uyku kumpaslarını bozan bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır” ” dedi.

Horlama Nedir?

Banalde uyku ya da cingözlükte soluk alıp verirken duyulabilir bir ses olmadığını söyleyen Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Ancak bazı insanlarda, horlama ismini verdiğimiz, uyku sırasında oldukça hengameli soluk alıp verme mevzubahisidir. Horlama 18 yaşında doğan bebekten ileri yaştaki insana dek herkeste olabilir. Ayrıca fazla bitkinken, içki ve sigaranın çok kullanıldığı günün gecesinde üst hava yolunda daralma çoğalacağından, sağlıklı insanda da geçici horlama olabilir. Ancak bireyi ve yakınlarını rahatsız eden, haftanın yarısından aşırısında, gecenin ehemmiyetli bir kısmında olan horlama klasik değildir ve rehabilitasyon edilmelidir. Kilolu insanlarda, çenesi minik ya da geride olanlarda, geniz eti ve bademcikleri büyük olanlarda üst hava yolunun genişliği az olduğundan horlamaya daha sık tesadüfülür. Horlama sırt üstü uyurken daha fazla olur. Uyku apne belirtiyi ismi verilen uykuda soluk durması; horlayan insanlarda ve özellikle erkeklerde sıklıkla birlikte görülür. Horlama, uykuda soluk durmasının başkaları tarafından gözlemlenmesi, cinsel işlev bozuklukları, uykudan boğulma hissi ile uyanma, gündüz uykululuk hali, dinlendirici uyku yatamama, horlama ve uyku apne belirtisini düşündüren şikâyetlerdir” dedi.

İhtiyarladıkça Uykusuzluk Çoğalıyor

Yaş ilerledikçe uyku bozuklukları, horlama ve uyku apne belirtisinin daha fazla ortaya çıktığını iddia eden Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “İlerleyen yaşla birlikte insanlar daha öncekine oranla hareketsizleşiyor, daha az yoruluyor, çocukların konuttan dağılmasıyla yalnızlaşıyor ve senelerin negatif birikimlerinden dolayı uyku saatleri kaymaya başlıyor. Yaşla birlikte, başta şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kullanılan ilaçlardan dolayı cinsel işlevlerde eksilme oluyor. Bu ikisi birleştiğinde ilerleyen yaşla birlikte uykusuzluk ve beraberinde cinsel işlevlerde bozulmalar daha sık görülüyor. Ayrıca ihtiyarladıkça daha fazla görülmeye başlayan fazla geçime meyli de cinsel işlevlerde indirekt olarak bozulmalara yol açabilir. Zira fazla yatınca beden stres hormonu olan kortizolu çok fazla salgılar. Kortizol salgısı çoğalınca da kilo çoğalışı olur, beden enezleşir ve hareketler güçleşir. Bu da başta fiziksel ve zekâsal işlevler olmak üzere cinsel işlevleri de negatif doğrultuda tesirler” dedi.

Uyku Bozuklukları Yaşam Niteliğini Düşürüyor

Şahsın içinde bulunduğu kabahatlilik, gerginlik ve evham gibi yaşantıların uykunun başlangıcında bilave edilen hafiflemeye mani olduğunu söyleyen Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Yaptığımız anket çalışmasında ve araştırmalarımızda, uykusuzluğu olan insanların cinsel işlevlerinde, günlük yaşamlarında ve genel sağlık alanlarında daha çok meseleleri olduğunu gördük. Giderek yaşam niteliklerinin düştüğünü ve daha çok destek aramaya yöneldiklerini gözlemledik. Başka Bir Deyişle Türk toplumunun takribî %80 i yaşamının bir yarıyılında uyku bozukluğu problemiyle karşılaşmış, %40’ı haftanın birkaç gecesi istediği gibi yatamamış, %80’ı uyku bozuklukları sonrası cinsel işlevlerinde bozulmalar yaşamış, %50 i ise horluyor ve %80’i horlamayı normal bir gidişat kabul ediyor” dedi.

Uyku Bozuklukları İçin Altın Gibi Nasihatler

Uyku bozuklukları sebebiyle alana gelen cinsel meselelerin kader olmadığının altını çizen Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; uyku bozukluklarıyla birlikte cinsel mesele yaşayanlara muhtelif tekliflerde bulundu: “Uykunuzu kumpaslı bir biçimde almaya çalışın. Elinizden geldiğince aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya çalışın. Uyumadan bir müddet evvel banyo yapın. Ilık bir banyo veya ılık bir süt uykuya dalmanızı kolaylaştırabilir. Uyuma zamanına yakın ağır yemek yemeyin. Beslenme saatleriniz kumpaslı olsun, aç uyumaktansa hafif bir şeyler yiyerek yatın. Kahve, çay, kola uykuya dalışı güçleştirdiğinden, içki ise uykuya dalışı basitleştirmesine rağmen niteliğini bozup sabah bitkinliğine neden olduğundan kullanmayın. Akşamları konut içi veya dışında sosyal etkinliklere katılın ancak uyku saatinden evvel gerilim yaratabilecek diyaloglardan kaçının. Yatak odasında kitap okumayın, TV izlemeyin, yemek yemeyin, yalnızca dinlendirici müzik dinleyin, yatın, beğenişin ve cinsel ilişkiye girerek gevşeyin. Civarın ısısı, hengame olup olmaması, yatak farklılığı gibi alışkanlıklarınıza özen gösterin. Gündüz uykularından sakının. Sabahları fiziksel egzersiz yapın ve gün içinde egzersizi çoğaldırın ancak uyku zamanı uyarıcı egzersizden kaçının. Uyku hij18 yaşındane dikkat edin” dedi.

Cinsel Terapi Gerekebilir

Uyku bozukluklarının rehabilitasyonunda çok doğrultulu yaklaşımın ehemmiyetine işaret eden Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe; “Uyku bozukluklarında başta kulak-btümörün-boğaz, nöroloji, psikiyatri, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları, fizik rehabilitasyon ve rehabilitasyon bilim dallarından doktorlarla cinsel terapistler birlikte çalışmalıdırlar. Zira cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıktığı geçici ve kısa süreli uykusuzluklar; hipnotik ilaçlar ve tavırsal tekniklerin sıkça kullanıldığı cinsel terapi uygulamaları ile düzeltilebiliyor. Uyku bozuklukları cinsel meseleler gibidir, birey istemiyle üstesinden gelebileceğine inanırsa başarabilir, netlikle kader değildir” dedi.

Cinsel Tıp Enstitüsü

Adres: İvedik Cad. No:464 / B Kat 4 Daire:6 18 yaşındamahalle – ANKARA

Telefon: 0.312.212 66 26 ve 0.312.346 24 24 Mobil Telefon: 0.542.519 47 64

Web Site ve E-Posta: www.cinseltip.org – info@cinseltip.org

161 toplam, 0 bugün

Bebek Sahibi Olmak için Teklifler

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Bebek Sahibi Olmak için Teklifler

Bebek sahibi olamamak ailelerin çağımızdaki en ehemmiyetli meselelerinden bkocamandır. Bunun için faize sıhhatinde ciddi bir mesele olması da koşul değil. Yanlış bir yaşam stili, yanlış beslenme ve stresli bir hayat da hormonları “altüst” ettiğinden anne ve baba olma talihi zorlaşabiliyor.Şayet bebek sahibi olmak istiyorsanız hayatınızda bir çok noktaya dikkat faktörüz gerekiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Burcu Arslan bebek sahibi olmak isteyenlere tekliflerde bulunuyor.

Doktor Hakimiyetleri Ehemmiyetli

Doğurganlık çağındaki her kadın 6 ayda bir kesinlikle jinekolojik hakimiyetlerini yaptırmalıdır.Doğurganlığı eksilten polikistik over belirtiyi,diyabet,çikolata kisti gibi tüm sağlık meselelerinizi hakimiyet ettirmelisiniz.Zira çocuk sahibi olmakta eforluk sürükleyen kadınlarda en sık karşılaştığımız ve bizi zorlayan problemler yumurtalık ve rahimden geçirilmiş operasyonlardır.Ama erken tanı bu ihtimalleri azaltıyor.

Bebek Arkadaşı Diyet

Uzmanlarca yapılan analizler neticesinde beslenme ile doğurganlık arasında sansasyonel bağlantıların olduğu anlaşılmıştır.Bebek arkadaşı bir perhizin dört temel kaideyi şunlardır;

1-İşlenmiş gıdalar beyaz ekmek ve pirinç gibi yerine daha yavaş hazmedilen karbonhidratlar sebze ve bütün hububatlar gibi seçmelisiniz.

2-Trans hidrojeneyağlardan uzak durmalısınız.

3-Doymuş yağlar yerine doymamış yağları seçim etmelisiniz.

4-Proteini hayvansal mahsuller yerine çoğunlukla bitkisel besinlerden almalısınız.

Bu stil glisemik indeksi düşük besinlerden oluşan bir perhizin kan şekerini balansta tutarak hem diyabeti önlediğini hem de kalp damar sıhhatini kuvvetlendirdiği uzun zamandır biliniyor.Bununla beraber doğurganlık üzerinde de tesiri büyüktür.Basit karbonhidratlar gibi kan şekerini aniden yükselten gıdalar yediğinizde,bedeniniz daha fazla insülin üretir ve bu bedeninizde daha fazla testosteronun dolaşıma girmesi demektir.Zamanla yumurtlama işlevleri de bundan etkilenmeye başlar.Farklı tipte yağ ve proteinler,kandaki glikoz ve insülin bedelini etkiler.Bu surattan bir an evvel bol bol meyve ve sebze yeme alışkanlığı kazanma da fayda var.Ayrıca sepeti kırmızı et yerine muhtemel olduğunca balık,fındık,yumurta ve fasulye ile doldurmalısınız.

Sağlıklı Kiloda Kal

Konu hamile kalmak olduğunda beden kitle endeksiniz 20 ile 24 arasında olmalıdır. Analistlerce,kısırlık olaylarının yüzde 12’sinin kilo probleminden kaynaklandığı hipotez ediliyor;fazla kilolu olan ve basmakalıptan cılız olan kadınlar bu açıdan denk durumdadır.Fazla kilolu olursan regl kumpassızlığı ve yumurtlama bozukluğu yaşayabilirsiniz.Ancak kilonun beş ya da 10’unu vermek,bu meselelerin düzelmesine dayanakçı olabilir Basmakalıptan düşük kiloda olduğun takdirde ise hiç yumurtlamayabilirsin zira yumurtalıklarının çalışmasını sağlayan bedenindeki yağdır.

Stresi Azalt

Çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftin dinlemek istemediği bir şey varsa,o da ‘‘Zorlamayın,biraz hafifleyin’’cümlesidir.Fakat stres,bedenine yumurtlama işaretini veren beyin sinyallerini karıştırarak yumurtlamayı engelleyebiliyor.Şayet stresinizi azaltabilirseniz,kendinizi rahat sezdiğiniz aylarda daha rahat bebek sahibi olabilirsiniz.

Doğum Hakimiyeti Ehemmiyetli

Hakikatinde doğurganlığı gözetmenin yolu iyi bhakimiyetinden de geçiyor. Hazırlıksız tutulan gebeliklerin kürtajı ileride karşılaması olmayan eforluklara neden olabiliyor. Kondom veya diyafram gibi bariyer metotları basittir;hamile kalmaya hazır olduğunuzda yalnızca bunları kullanmayı bırakmanız yeter. Şayet spiral kullanıyorsan çıkarıldığı anda doğurganlığınız banale döner. Doğum hakimiyet hapı içinde aynı şey geçerli.Hapı bıraktıktan sonra kumpassız regl döngüsü yaşayabilirsin ama son koliyi bitirdikten sonra iki hafta içinde yumurtlama başlar.Bir de doğum hakimiyet hapları kullanan bazı kadınlar bunların ileride kısırlık yapacağını düşünüyorlar. Hakikatinde bütün tersine bu haplar yumurtalık kistlerini eksilterek yararlı bile olurlar. Kist yaradılışının eksilmesi demek yumurtalık işlemlerinin de eksilmesi demektir.

179 toplam, 0 bugün

Testosteron Ve Tavırlarınız

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Testosteron Ve Tavırlarınız

Testosteronun insan tavrı üzerindeki etkisinin kesin olduğu vurgulandı.

Erkeklik hormonu testosteron eksildiğinde erkekler hazin, bezgin ve mızmız oluyorlar…İngiliz New Scientist dergisinin son sayısında çıkan yazıya göre, bilim adamları mevsim farklılıklarında hayvanların erkeklik hormonlarının düştüğünü, bunun da hayvanların mizaç değiştirmelerine yol açtığını tanımladılar: Tarzan gibi şişine şişine avazı çıktığınca haykıran erkekler, hormon seviyesi aniden düştüğünde süt dökmüş kediye dönüyorlar, içlerine kapanıyorlar, sessizleşiyorlar…

Uzmanlar, aynı tespitin insan cinsinin erkeği için de geçerli olduğunu düşünüyorlar. Edinburgh’taki “Medical Research Council’s Human Reproductive Sciences Unit” uzmanı Gerald Lincoln, ani testosteron düşüşünün erkek hayvanlarda yol açtığı bu “sendrom”un insanlarda da görüldüğünü düşündüren “bazı belirtiler” olduğunu kaydoldu. “Belirtilerin” henüz tatmin edici olmadığını kabul eden Lincoln, testosteronun insan tavrı üzerindeki etkisinin ise kesin olduğunu vurguladı. Stresin, testosteron seviyesini düşürdüğünü kaydolan uzman, bunun erkeklerin başına her yaşta gelebileceğine işaret etti.

Araştırmacılar, evcil ve yaban koyunlar, geyikler, ren geyikleri ve Hindistan filleri üzerinde gözlem yaparak testosteronu eksilen erkeklerin mızmızlaştığını saptadılar.

Gazete, kendilerini yorgun, mızmız ve hassas hisseden, olur olmaz şeylere ağlayan erkeklere testosteronlarını ölçtürmelerini tavsiye etti.

163 toplam, 0 bugün

Cinsel Meselelerinizi Uzmanına Müracaat Etin

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Cinsel Meselelerinizi Uzmanına Müracaat Etin

Cinsellik; fizyolojik, öğrenişsel ve tavırsal bileşenler kapsayan ve gelişimsel ve kültürel tesirlerle şekillenen karışık bir yaradılıştır. Geçmişte tabu olarak görülen cinsel meseleler, günümüzde natürel karşılanarak, terapi takviyeyi ile rehabilitasyon ediliyor.

Erkeklerde androjenlerin cinsel güdü ve tavırları etkilediğini belirten uzmanlar, düşük olan fertlerde rehabilitasyon ile bunun sıradan bir kumpasa oturtulduğunu kaydoldu. Sıradan yetişkin erkeklerde testosteron kan seviyelerinin fertsel değişiklikler göstebileceğini ifade eden Uzmanlar, cinsel gönülsüzlüğün yalnızca hormonlara bağlanamayacağına da dikkat topluyor. Cinsel isteğin erkekte ve kadında değişik biyolojik bulgularla gösterdiğini ifade eden uzmanlar, bu cins belirtilen görülmediği fertlerde fizyolojik mesele olabileceğini dile getirdiler.

TERAPİNİN AVANTAJLARI

* Daha bilimsel ele alınıyor: Cinsellik geçmişteki gibi ilkel usullerle ve cehaletçe geçiştirilen bir olgu olmaktan çıkarak, her alanda ayrı bir uzmanlık alanı oluşturdu. Cinsel meseleleri blulunan bireyler çekinmeden kesinlikle bir uzmana görünmeli. Cinsel meseleler, tek bir sebebe bağlı bir yapı oluşturmadığı için, çoğunlukla bir ekip çalışması ile psikiyatri, kadın doğum, bevliye, endokrin gibi bilim dalları ile koordineli bir şekilde rehabilitasyon ediliyor.

* Utanılacak bir mesele değil: Uzmanlar, cinsel terapilerin çift ya da konutluluk terapileri ile beraber yapılması azami galibiyete erişilmesini sağladığını belirterek, bunun korkulacak ya da utanılacak bir vaziyet oluşturmadığına dikkat çekti.

* Cinsel terapi neler kapsıyor?: Cinsel terapide, yine cinsel eğitim verildiği, insanın kendisini tanımasının sağlandığı, konutluluk ya da çift ilişkilerini iyileştirip, indirekt olarak İlişkite iyilik sağlamaya çalışıldığı ve yatakta performans seyircisi değil oyuncu olmalarının sağlandığı bildirildi.

199 toplam, 0 bugün

Cinsel Etkinliği Kuvvetlendiren Yiyecekler

Cinsel Sağlık Temmuz 3, 2021

Cinsel Etkinliği Kuvvetlendiren Yiyecekler

Bugüne kadar başta çikolata ve istiridye olmak üzere bir hayli besinin afrodizyak tesiri olduğuna inanıldı. Beslenme uzmanı Gillian McKeith afrodizyakları Daily Mirror gazetesi için sıraladı…

Çilek: İngiliz Tıp Derneği uzmanları çileğin sperm ölçüsünü artırdığını ve cinsel uzuvları beslediğini ispatladı. Çilekte bol ölçüde bulunan antioksidanlardan biri olan E vitamini cinsel uzuvlara giden kan dolaşımını süratlendirerek İlişki güdüsünü artırıyor. Çileğin tesiri günde 2 kase taze çilek yiyenlerde 1 hafta içinde görülüyor.

Avokado: Avokadoda bulunan temel yağ asitleri ve glutathion isimli anitioksidanlar İlişki hormonlarını üretimini süratlendirir. Haftada 3 kere avokado yiyenlerde meyvenin tesiri 2 hafta içinde görülür.

Zencefil: Zencefil bedenin ısısını artırarak hem bayanlarda hem erkeklerede uyarıcı tesir yapar. Zencefil aynı zamarda erkeklerde uzun süreli ereksiyon sağlar. Nebat yüksek zink oranı sayesinde erkeklik hormonu testosteronun ölçüsünü artırır ve cinsel güdüyü güçlendirir. Haftada 4 kere bir tutam zencefil harcayanlarda baharatın tesiri 1 saat içinde görülür.

Domates: Domates bütün anlamıyla bir A vitamini ambarıdır. A vitamini de üretkenliği ve İlişki hormonlarının imalini artırır. 2 hafta süresince günde bir domates yiyenler bu sebzenin cinsel yaşamları üzerindeki tesirini hemen görecektir.

180 toplam, 1 bugün

Page 1 of 81 2 3 8

maltepe escort | ataşehir escort | kadıköy escort | tuzla escort | pendik escort | kartal escort | göztepe escort | kartal escort | anadolu yakası escort | ümraniye escort | çekmeköy escort